marka olmak patent aldınızmı marka patent markani tescil et marka tescil patent al tescil markapatent iso yaptir danismanlik tse ce haccp tsek iso9001
Microsoft'a DARBE !!!
Microsoft, Alcatel’e 367 milyon dolar “patent tazminatı” ödeyecek.
Sivri Patent'den Kobilere Büyük Hizmet !
Sivri Patent LTD. ŞTİ.'den Ücretsiz Seminer..
Başbakan ERDOĞAN: Son 5 Yılda Patent Başvurularındaki Artış İle Rekor Kırdık
Başbakan Erdoğan, Türk Patent Enstitüsü'nün 2007 Yılı Ödül Töreni'ne katılarak bir konuşma yaptı.
Kardemir Artık Marka!
Çelik-iş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, Ray- Profil Haddehanesinin Kurulmasının Ardı

 

 

ÜRÜNLERİMİZ , DEĞERLERİMİZ VE PATENT

Dünyadaki yeni ekonomik değer; fikir ve fikirler üretmek
 
Geçtiğimiz günlerde, gazetelerimizde yine Rumlarla,Türkler arasında bir patent (aslında coğrafi işaret, değer) krizi çıktı. Dergimizi takip edenler, makalelerimizi okuyan okuyucularımız hatırlayacaklardır, Rumların baklava uyanıklığı ile ilgili bir makale yazmıştım birkaç sayı önce. Şimdi yine buna benzer bir olayla karşı karşıyayız. Herkes bilir ki bizim meşhur “hellim” adıyla bildiğimiz bir peynir çeşidimiz var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çok önemli bir ihraç kalemidir hellim peyniri. Aslında ülkemiz içinde de yöresel olarak bazı bölgelerimizin adıyla anılan ya da o ürün söylendiğine o bölge yada ili anımsatacak pek çok “bölgesel ürün” yani “Coğrafi İşaret” mevcuttur. Hatta öyle ki, bazen ürün adı, o bölgenin veya il’in, ilçenin, yörenin adından önce gelir. Örneğin; Adana Kebabı, Erzincan Tulum Peyniri, Kastamonu Sarımsağı v.b. Neredeyse her yöremize ait sayılabilecek değerde pek çok mükemmel ürüne, değere sahibiz. Ve birçok bu tür ürünümüzü de dünyanın en ücra köşelerine gönderiyoruz ve çokta beğeniliyor. Ancak bunları dünyayla tanıştırırken, bunların tescillerini, uluslar arası patentlerini kendi adımıza “tescil” ettirmiyoruz hiç. Bu tür tesciller için ayıracak paramız olmuyor hiç, ya da buraya harcanacak parayı gereksiz görüyoruz. Sonucunda ne oluyor? Bizim Antep baklavamız bizim hellim peynirimiz bizim hereke halımız; dünya piyasalarında, Rum baklavası, Çin halıları diye şöhret ve ün yapıyor, tıpkı bir takım buluşların bizden çalınması gibi. Oysa bunların ekonomik değerleri o kadar büyük ki, abartmadan söyleyebilirim ki, tüm dünya ekonomilerini geçebilir. Buna örnek olarak da, Amerika’yı, Japonya’yı, Almanya’yı en büyük ve en güçlü ülkeler kılan şey ekonomik değerlerse, bunların ekonomik gücü nedir? Sorusuna; Coca Cola, Mc Donald’s, IBM, Toyota, Mercedes gibi markalar ve ürettikleri ürünlere aldıkları patentleri söyleyebiliriz. Baklavamızın, halılarımızın, peynirlerimizin dünyada eşi yok, bunları tüm dünyada yayılmış bir marka, bir bölgesel ürün olarak düşündüğümüzde, ülkemizin bütçesini bile 5’e 10’a katlayacak değerler toplamı olarak dönmemesi mümkün değil.
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali TALAT’ın gittikçe tırmanan “hellim” kriziyle ilgili olarak söylemlerine bir bakalım:
“Hellim peyniri Rum kesiminde “hallumi” diye biliniyor. AB, bölgesel ürün tescilleri gerçekleştiriyor, Rum kesimi başka konulardaki her şeyi sahiplenme tavrını “hellim”de de göstermeye başladı. AB’ne “hallumi”’yi bölgesel ürün olarak tescil ettirmek için başvurdu.
AB bunun üzerine, itirazı olanların Rum Kesimi tarım Bakanlığı’na başvurmasını istedi. Eğer “hallumi” tescili yapılırsa bizim “hellim” in dünyadaki tek merkezi Kıbrıs Rum Kesimi olacak ki, bunu asla kabullenemeyiz. Devlet olarak da gerekli itirazlarımızı yaptık, üreticilerimiz de bu konuda devreye girdi. AB’nin hellim i Kıbrıs Rum kesimi ürünü şeklinde tescil etmesi olasılığı bizim ve Türkiye Cumhuriyeti için büyük tehlike. Bu durumda Türkiye’de “hellim” peynirini Rumlardan izinsiz satamaz”.
 
Şimdi; KKTC Cumhurbaşkanının açıklamaları bu şekilde devam ediyor. Bende bir Patent ve marka Vekili, Avrupa Patent Vekili olarak, KKTC Cumhurbaşkanına ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ve Başbakanımıza diyorum ki; yıllardır bu konular en aciz kaldığımız, en eksik kalan yönlerimiz, biz Türkler, her zaman savunma da olan taraf mı olacağız, yada kendi değerlerimizi zamanında koruyamadan hep itiraz eden ama hepte sonuç alamayan taraf mı olacağız. Bu dergimizde Rumların baklava konusunu anlatmıştık daha 2-3 ay önce. Şimdide “hellim” gündeme geldi. Yılda 30 dolarlık ihracat yaptığımız bir ürünün AB nezdinde tescilini nasıl es geçersiniz, üstelik yaşanmış bir örnek varken. Türkiye’de de nice bu tür ürünlerimiz mevcuttur. Mc Donald’s’ın ürünü olan hamburgerin içindeki köfte, bizim meşhur Akçaabat Köftemizden daha mı lezzetli, daha mı sağlıklı? Bilakis gerçek Akçaabat köftemiz hem sağlık, hem lezzet bakımında dünyada bir numara olacak kalitededir. Ama kendi içimizde ve sığ dünyamız da kalarak, henüz coğrafi işaretini bile ülkemizde yeni tescil ettirdik. Oysa Mc Donald’s tüm dünyadaki şubelerinden sadece “Marka Kullanma Hakkı”’ndan dolayı bir milyar dolar gelir elde etmektedir. Kastamonu sarımsağımızı Çinliler, “Kastamonu sarımsağı” marka ibaresini kullanarak, tüm dünyada satmaya çalışıyorlar ve biz bu coğrafi işarete başvurumuzun tescili için üç yıldır bekliyoruz. Uluslar arası başvurularımızın ivedilikle yapılması halinde, inanılmaz derece de ekonomik değerler ülkemizde olacaktır., taklit edilen ürünler açısından dünya beşincisi olan ülkemizin de, dışardan gelecek ekonomik değerlere çokta muhtaç olamayacaktır.
 
Ülkemizde yapılan patent başvurularında en çok yabancı ülkelerin firmaları görmekteyiz ezici bir çoğunlukla patentini almak için başvuranların yüzde doksanı yabancı dünya literatüründe Çin ve Hindistan bu başvurularına öyle hız vermiş ki, her yıl ikiye katlayarak geliyorlar ama bizde hiçte ibre yukarı çıkmıyor. Dünyanın tamda ortasında yer alan, her türlü doğal ve kültürel zenginliğimiz olmasına karşın halen iç çekişmelerle yerimizde saymamızı kabullenmemiz mümkün değil. Oysa çok güçlü firmalarımız var ürünlerimizi dünya da sıralamaya sakıncalı.
 
Günümüzde aktif olarak dünyada kullanılan 4 milyona yakın patent var. Her yıl bu rakama 600-700 bin buluş için yapılan başvuruları da eklediğimizde, yakın bir gelecekte bize ait, geleneksel, kültürel, yöresel tüm değerlerimizin de elimizden çıkacağını ve kendi ürünlerimizin, başkalarına ait olarak tekrar bize satılacağını düşünmek bile acı veriyor. İhracatımız ne kadar artarsa artsın, ürünlerin patenti size ait değilse, siz sadece komisyoncu olursunuz. Dünyanın yeni tehlikesi “küresel ısınma” yükselince özellikle gıda sektöründe kimse patentli ürünü dış pazarlara satmayacak çünkü kendi iç piyasasına ancak yetecektir. O zaman komisyoncular satacak üründe bulamayacaklardır.
Artık günümüzde sadece halka mal olmuş ürünleri üretmek pazar ve ihracat şansı bulamayacak, ama yeni fikirler, düşünceler revaçta olarak ülke ekonomilerinin lokomotifi olacaktır. Fikir üretenler kazanacaktır. Önümüzdeki sayıda; “Fikir üretenler nasıl kazanacak” konusunu ülkemiz ve dünya açısından değerlendirmeye çalışacağız.

© SİVRİ PATENT ve MARKA OFİSİ
info@sivripatent.com

patent almak marka olmak iso belgesi tse danismalik tsek iso901 paten marka marka patent tescil danismanlik